Ders Programı Krizi Okullarda Yine Tansiyonu Yükseltti: Eşitlik mi, Mazeret mi?
2026-2027 eğitim-öğretim yılı 14 Eylül Pazartesi günü çalacak ders ziliyle başlarken, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesindeki ortaokul ve liselerde klasikleşen "ders programı" huzursuzluğu yeniden patlak verdi. Bakanlığın yeni dönem kalitesini artırmaya yönelik aldığı kararların 7-11 Eylül tarihleri arasındaki mesleki çalışma döneminde öğretmenlere tebliğ edilmesi beklenirken, okullardaki asıl gündem maddesi ders dağıtımları oldu.
Mazeret Talepleri ve Dengesiz Dağıtım Çıkmazı
Özellikle bakıma muhtaç çocuğu bulunan veya geçerli mazeret sunan öğretmenlerin ders programlarında kolaylık talep etmesi, okul yönetimlerini zor durumda bırakıyor. Kanunen herhangi bir zorunluluk bulunmamasına karşın okul idareleri, öğretmenlerin motivasyonunu korumak adına bu talepleri karşılamaya çalışıyor. Ancak bu durum, çok sayıda okulda haftalık ders yükünün günlere adaletsiz dağılmasına yol açıyor.
Öğretmenler İkiğe Bölündü: Mevzuat mı, İnisiyatif mi?
Okul koridorlarında ve öğretmen odalarında tartışmalara neden olan uygulamada iki farklı görüş öne çıkıyor:
Mevzuatı Esas Alanlar: Yönetmelik uyarınca derslerin haftanın günlerine "eşitlik ve adalet" ilkesi çerçevesinde dengeli biçimde dağıtılması gerektiğini vurgulayan öğretmenler, mazeretsiz esneklik taleplerinin iş barışını bozduğunu savunuyor.
Taleplerin Dikkate Alınmasını İsteyenler: Öğretmenlerin kişisel durumlarının ve haklı mazeretlerinin göz önünde bulundurulmasının verimliliği artıracağını belirten diğer kesim ise idarenin esneklik sağlamasını talep ediyor.
Yeni eğitim yılı öncesinde okul idarecileri ile öğretmenleri karşı karşıya getiren bu düğümün, mesleki çalışma haftasında nasıl çözüleceği merak konusu.