TÜİK’in son nüfus verileri, Türkiye'de doğurganlık hızının 1,42’ye gerilemesiyle eğitim sisteminde büyük bir dönüm noktasına girildiğini gösteriyor. İlkokul çağındaki çocuk sayısının 1970'li yıllardan bu yana ilk kez 1 milyonun altına düşerek 953 bin seviyesine gerileyeceği tahmin ediliyor.
Bu durum, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesindeki öğretmen norm kadrolarını ve atama planlamalarını doğrudan etkileyecek.
Doğurganlık Hızındaki Düşüşün Eğitime Etkileri
12 Bin Sınıf Kapanma Riskiyle Karşı Karşıya: 10-14 yaş grubunda her yıl ortalama 1 milyon 312 bin çocuk okula başlarken, yeni dönemde bu sayının 360 bin azalması bekleniyor. Sınıf mevcutlarının ortalama 30 kişi kabul edildiği senaryoda, her yıl yaklaşık 12 bin sınıf boşa çıkacak.
Norm Fazlası ve Atama Kısıtlaması: Her yıl yaklaşık 12 bin sınıf öğretmenliği kadrosunun eksilmesiyle mevcut öğretmenlerin bir kısmı "norm fazlası" durumuna düşerken, yeni öğretmen atama kontenjanlarında da belirgin bir daralma yaşanacak.
Kriz Kademeli Olarak Liseye Ulaşacak: 1970-1971 eğitim-öğretim yılından (987 bin) bu yana ilk kez 1 milyon sınırının altına inen ilkokul girişleri; ilk etapta okul öncesi ve sınıf öğretmenlerini, ilerleyen yıllarda ise ortaokul ve lise branş öğretmenlerini etkileyecek.