Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okullarda yaşanan ve toplumu derinden sarsan şiddet olaylarının ardından yürütülen incelemeler, acı bir gerçeği gözler önüne serdi. Kahramanmaraş’taki facia öncesinde okul rehber öğretmeninin durumu fark edip aileyi defalarca uyardığı, ancak süreci doğrudan emniyet veya adli makamlara taşıyacak bağlayıcı ve hızlı bir resmi mekanizmanın bulunmadığı anlaşıldı.
Sadece Aileyi Uyarmak Yeterli Olmadı
Mevzuattaki bu tıkanıklık yüzünden uyarılara rağmen felaketin önüne geçilememesi, Millî Eğitim Bakanlığı’nı radikal kararlar almaya itti. Yaşanan acı tecrübelerden ders çıkaran Bakanlık, rehber öğretmenlerin elini güçlendirecek doğrudan müdahale yetkilerini devreye sokuyor.
Sorumluluk da Yetki de Artıyor
Hazırlanan yeni eylem planına göre:
Rehber öğretmenler riskli vakalarda birinci dereceden sorumluluk taşıyacak.
Yalnızca aile içi görüşmeyle sınırlı kalınmayacak; adli ve güvenlik birimleri anında bilgilendirilecek.
Okul idarecileri ile rehberlik servisleri arasında kesintisiz bir iletişim ağı kurularak hiçbir uyarı sinyalinin gözden kaçmaması sağlanacak.
Bakanlık, bu adımlarla okulları yeniden güvenli eğitim yuvaları haline getirmeyi ve benzer krizlerin kaynağında engellenmesini hedefliyor.