Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 2025 yılı sözleşmeli öğretmen atama sürecinde uzun süredir tartışma konusu olan mülakat sistemi, Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (KDK) verdiği emsal niteliğindeki kararla yeni bir boyut kazandı. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi branşından mülakata giren ve "komisyonlar arası puan adaletsizliği" yaşandığını iddia eden bir adayın başvurusu, KDK (Ombudsmanlık) tarafından reddedildi.
"Çifte Diplomalı, Hafız Ama Kontenjan Dışı"
KDK kayıtlarına yansıyan bilgilere göre, dikkat çeken başvuru İlahiyat Fakültesi onur mezunu, aynı zamanda Diyanet onaylı hafız ve Kamu Yönetimi mezunu bir öğretmen adayından geldi. 9 Temmuz 2025'te İstanbul’daki 1'inci komisyonda sözlü sınava giren aday; TÜBİTAK katılım belgeleri ve bilgisayar sertifikalarına sahip olduğunu, mülakatta kendisine yöneltilen tüm soruları doğru yanıtladığını belirtti.
Buna rağmen kendisine 84 puan verildiğini ifade eden aday, diğer komisyonlarda yarışan meslektaşlarına 84.33 ve 84.66 gibi daha yüksek puanlar verilerek objektiflik ilkesinin zedelendiğini savundu. Kendisinden daha düşük KPSS puanı olan kişilerin kontenjana girdiğini ileri süren öğretmen adayı, kamera kayıtlarının incelenmesini ve atama hakkının iade edilmesini talep etti.
MEB Kendini Savundu: "Her Şey Kamera Kaydı ve Elektronik Kura ile Yapıldı"
İddialar üzerine KDK’ya savunma gönderen Milli Eğitim Bakanlığı, mülakatların tamamen hukuka ve yönetmeliklere uygun yürütüldüğünü belirtti. Komisyonların deneyimli şube müdürleri ve üstü unvanlı personelden oluştuğunu vurgulayan MEB; soruların elektronik kura yöntemiyle rastgele seçildiğini, tüm sürecin ise hem yazılı hem de CD (kamera) ortamında kayıt altına alınarak şeffaflığın sağlandığını ifade etti.
KDK’dan Kesin Karar: "İdarenin Takdir Yetkisi Hukuka Uygun"
Dosyayı ve kamera kayıtlarını titizlikle inceleyen Kamu Denetçiliği Kurumu, 16 Nisan 2026 tarihinde verdiği kararla mülakat sürecinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığına hükmetti. KDK’nın ret gerekçesinde şu çarpıcı ifadeler yer aldı:
"Eğitim Bilimleri alanında sorulan soruların cevabı net olup yoruma dayalı bir cevap içermediği, adayın alanıyla ilgili soruların ise açık uçlu ve yoruma dayalı olduğu görülmüştür. Komisyon üyelerince tutarlı bir puanlama yapılmış; puan hesaplamasında eksik toplama, oynama, düzeltme veya karalama gibi bir maddi hataya rastlanmamıştır."
Adayın özellikle eğitim bilimleri ve genel kültür sorularında düşük puanda kaldığına dikkat çeken Ombudsmanlık, bakanlığın takdir yetkisini kamu yararına aykırı kullandığına dair hiçbir delil bulunamadığını belirterek başvurunun kesin olarak reddine karar verdi.
Bu karar, öğretmen atamalarında sıkça dile getirilen "komisyonlar arası puanlama farkı" iddialarına karşı hukuki bir set çekmiş oldu.