Hayatın her alanında anlaşmakta zorlandığımız kişiler karşımıza çıkacaktır. Her şeyden şikayetçi olan tipler, çok bilmiş tipler, agresif tipler, karşısındakini küçük düşürmeye çalışan sinsi tipler, her olaya negatif bakan pesimist tipler, her yaptığı işte birilerine sorma ihtiyacı duyan kararsız tipler…

Mevzu bahis çalışma hayatı olduğunda zor insanlarla baş etmek önemli bir problemdir. Başa çıkamadığımız her ilişki ve durum; başarımızı, verimimizi, motivasyonumuzu, yaptığımız işin kalitesini düşürür.

Yönetici ve çalışanlarının zor insan tiplerini analiz edebilmeleri ve onlara uygun baş etme teknikleri ile iletişimlerini yönetebilmeleri; kârlılık, performans, müşteri ve çalışan memnuniyeti gibi pozitif çıktıların çoğalması ve mutlu bir çalışma iklimi elde etmek için önem arz etmektedir.

Zor insan tipiyle uğraşmayı bir dert olarak görmemeliyiz. Bu durumu bir kişisel gelişim tecrübesi olarak düşünebiliriz. Başarılı bir şekilde yönettiğimiz her “zor insan iletişimi” çalışma hayatında tecrübemizi arttıracaktır. Davranış değişikliği sağlayabilirsek onlar içinde bir kazanım olacaktır.

Zor insanların sizin şahsınızla bir sorunu yoktur. Kendi iç dünyalarındaki problemleri “zorlayıcı davranış” olarak dışa vururlar. Önemli olan zor insanların davranışlarını kişiselleştirmememiz ve onlarla nasıl baş edebileceğimizi bilmektir.

Zor insanların bizi negatif etkilemesine izin vermeden onlarla birlikte bir şeyler yapabilmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Zor insanlarla baş etme tekniklerini kısaca özetlersek; kişiyi değil davranışı baz almalıyız. Mizaç değişmez ama davranışlar değişebilir. Beklentilerinizi açıkça dile getirmeli, soğukkanlılığımızı korumalıyız. Gelişmiş bir empati kabiliyeti zor insan tipleriyle başa çıkmamızı kolaylaştıracaktır. Zor insanlarla baş ederken uygulanabilecek yollara birkaç örnek vereyim;

Kararsız çalışanlar işi yavaşlatır, sorumluk almak istemezler. Yaptıkları her işte birilerine danışır, hata çıkması durumunda sorumluluğu başkasına atma eğilimindedir. Kararsız çalışanın tereddüt ettiği hususları açıklaması yönünde sorular sorup iş listesindeki görevleri ne zaman bitireceğini “yazılı olarak” isteyebiliriz.

Saldırgan tipteki çalışanlarla iletişimde ”ben” dili kullanarak ne istediğimizi doğrudan “cesaretle”  ifade etmek gerekir. Tartışma zemini oluşturmadan (çatışma yaşanması durumunda iletişimin kontrolünü kaybederiz.) karşı tarafı kötü duruma düşürmemek gerekir. Tabi sınırlarımızı korumalıyız. Bazı durumlarda ortamdan uzaklaşmak işe yarayabilir. İşler çığırından çıkarsa idari ve adli müeyyideleri uygulamaktan çekinmemeliyiz.

Sinsilerle baş ederken onlarla doğrudan ifadelerle” yüzleşmek” gerekir. Sizin yetersizlik hissine kapılmanıza neden olacak iğneleyici ifadelerin karşısında duymazdan gelmek yerine niyetini belli etmesi için açıklama yapmasını istemeliyiz.

Her şeyi bilenlerle baş ederken, tecrübelerinden yararlanmak istediğinizi ve yardımlarından mutluluk duyacağınızı belirtmek faydalı olabilir. Madem biliyorsun taşın altına elini koy da birlikte yapalım mesajını verecektir.

Esen kalın…

Serdar GÜNDÜZ

Liyakat-Sen Ağrı İl Temsilcisi